Eskiden...

Eskiden... 
Evet ilk sözüm bu olacak. O kadar yakın ki geçmiş ama bir o kadar uzak. Mutluyduk,neşemiz gökyüzü kadardı. Açardık kollarımızı kucaklardık dünyayı... O zamanlarda canımız acırdı ama onun bile başka bir tadı vardı. Umutlarımızdan öperdik geçerdi.
Göğsünde bir güneşte büyütsen,onu öyle severdin. Seni her gün yaksada ona tüm varlığınla bağlıydın. Dostum dediğin insanlar gerçekten dostundu. Çünkü kendileri gibi kalpleride küçücüktü. Oraya kötü şeyler sığmazdı. 
Sonra büyüdük. Çok iyi bir şey yapmış gibi büyüdük. Önce midemizdeki kelebekler ve hayallerimiz öldü. Sonra gülüşlerimizi çocukluğumuza emanet ettik. 
Büyüdükçe gözümüzdeki yaş çoğaldı ve o yaş çoğaldıkça kalbimiz kurumaya başladı. Üzgünüm büyükler böyle anlatmadılar geleceği ve mutluluk böyle bir sonu haketmedi. Masallarla büyütülen bir nesil bir var bir yok oldu. 
Oysa hayat gerçekten düşündüğümüzden daha da ciddiydi ve bunu bize prensler ve prensesler öğretemezdi. Geç farkettik...
Ama bir gün güneşi tekrar uyandıralım olur mu? Çünkü buna tüm insanlığın ihtiyacı var.
Esra Tengilim



Yorumlar

  1. merhaba, sizi okumak çok keyifli, güzel içten ve samimi yazıyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim 😊

      Sil
    2. bugün ilk yazınız galiba :) tebrikler:)

      Sil
    3. Evet burada ilk defa yazıyorum umarım başka kalplere de dokunabilirim 😊

      Sil
    4. benimkine dokundunuz bile :)

      Sil
  2. Hepimizin çocukluğumuzun neşe ve saflığına geri dönmeye ihtiyacı var sanırım..
    Ilk yazınız ve blogunuz hayırlı olsun , daha nice güzel yazılar yazmanız dileğiyle 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok teşekkür ederim mutlu oldum 😊

      Sil
  3. Çok güzel içten bir yazı olmuş teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vazgeçişler...

Seni Parmak Uçlarıma Hapsettim #Kelime Oyunu 10

İçimdeki Ses (7)